Kalp atış hızı vücudumuzun barometresi gibidir. Peki kalbimizin atış hızı kaç olmalıdır?

Sağlıklı bir insanda ölçülmesi gereken kalp atışı sayısı, kişinin yaşına göre değişiklik göstermektedir.

Yeni doğan bir bebeğin normal kalp atışı sayısı dakikada 125 iken, ileriki yaşlarda bu sayı 60-70'e kadar düşmektedir. Özellikle ergenlik döneminde cinsiyete de bağlı olarak normal kalp atım hızları farklılık göstermektedir. Örneğin 14 yaşındaki bir kız çocuğunun normal kalp atım hızı 85 civarında iken, aynı yaştaki erkek çocuğun ki 80 civarında seyreder.


Yaşa Göre Kalp Atış Hızı
Yeni doğan bir bebeğin normal kalp atış hızı 125'dir. Alt sınır olarak dakikada 70'i, üst sınır olarak ise dakikada 190'ı bulabilmektedir. 2-10 yaşlarında dakikada kalp atışı 100 ile 90 arasında seyreder. Bu yaş grubundaki çocuklarda alt sınır 80 ile 70, üst sınır ise 130 ile 110 arasında değişir. Yaş büyüdükçe kalp atış hızının düştüğü unutulmamalıdır. 12 ile 18 yaş aralığında ise normal kalp atışı 90 ile 70 arasındadır.

20 yaşından büyük kişilerde ise dakikada kalp atışı sayısı 60 ile 80 arasındadır. Bu sayılar dinlenme hali sonrası ölçülmesi gereken kalp atış sayıları olup, kalbinizin atış hızınızı etkileyecek faaliyetlerde bulundu iseniz, kalp atışınızı ölçmeden önce yeterince dinlenmelisiniz.

Kardiyo Antrenmanları İçin Uygun Kalp Atışı
Yapacağınız kardiyo antrenmanlarında yakalamanız gereken kalp atış hızı da yaşınıza bağlı olarak değişir. Örneğin 25 yaşındaki bir kişinin kardiyo antrenmanları için yakalayacağı maksimum kalp hızı 156 civarında iken, 35 yaşındaki bir kişi için bu sayı 132 civarındadır.

Yakalamanız gereken maksimum kalp atış hızınızı hesaplamak için şu formülü kullanabilirsiniz.

a=220 sabiti.
b=0.8 sabiti.
c=yaşınız (örneğin 28)

maksimum kalp atış hızı=(a-c)*b dir. Yani;
maksimum kalp atış hızı: (220-28)*0.8 = 153.6

28 yaşındaki sağlıklı bir kişinin yapılacak kardiyo antrenmanları ile haftada 3 gün 20'şer dakika süresince hesapladığımız 153,6 (150-155 diyebiliriz) kalp hızına ulaşması, kişinin kalbinin güçlenmesini destekleyecektir.

İlaç zehirlenmesi kimi zaman ölüme varan etkiler gösterebilmektedir. Belirtilerinin tespiti ile ilk yardımın yapılmasının ardından derhal hastaneye başvurulmalıdır.

İlaç zehirlenmesi, bir ilacın bilerek ya da bilmeyerek fazla dozda alınmasından kaynaklanır. Zehirlenme ile birlikte vücudun doğal işleyişi bozulur, bu duruma bağlı olarak organlarda işlev bozuklukları ve hatta ölüm gibi sonuçlar doğurabilir.

Gelişmekte olan ülkelerde zehirlenme vakalarının sayısı ve zehirlenmeye bağlı ölüm oranları, gelişmiş ülkelere göre daha yüksektir.

İlaç zehirlenmelerinin %80'i 5 yaşından küçük çocuklarda görülmekte olup genel tabloda zehirlenme vakalarının %80-85’i kaza ile, %15-20’si ise intihar girişimine bağlı olarak oluşur. Solunum sistemi, topikal, parenteral yolla alınan ilaçlarla da zehirlenme vakaları yaşanabildiği gibi en çok zehirlenme vakası sindirim sistemi ile emilen ilaçlardan (şurup, tablet vb) kaynaklanmaktadır.

İlaç Zehirlenmesi Belirtileri
İlaca bağlı zehirlenmenin belirtileri alınan ilaca, zehirlenmeye uğrayan kişinin yaşına, biyolojik yapısına vb. durumlara göre hemen her zaman değişiklik gösterebilmektedir. İlaç zehirlenmesi belirtileri arasında en sık karşılaşılan durumlar uyku hali, kusma, anormal davranışlar, solunum sayısının artması, şok, koma, kalp atım sayısının 100'ün üzerine çıkması ve kas kasılmaları olup, zehirlenmeye neden olan ilacın ve kişinin özelliklerine göre çok farklı belirtileri de görülebilmektedir.

İlaç Zehirlenmesi Tedavisi
Zehirlenme vakası sonrası vücudun çeşitli fonksiyonlarında işlevsizlikler meydana gelmektedir. Zehirlenme sonrası uygulanacak tedavide ilk yardım, fiziki muayene, zehirlenmeye neden olan maddenin belirtilerinin incelenmesi, laboratuar incelemeleri, asıl tedavi ve gözlem yolları izlenmelidir.

İlaç Zehirlenmesi İlk Yardım
Zehirlenmeye bağlı belirtilerin tespiti ve kişinin almış olduğu ilaçlar ve ilaç miktarlarından yola çıkarak zehirlenmeye maruz kaldığını düşündüğümüz kişinin solunum fonksiyonlarını, kalp ve nabız atım ölçümlerini gözlemlemeli ve hiç vakit kaybetmeden, en yakın hastanenin acil servis birimine götürmeliyiz. Acil servise gitmeden önce zehirlenmeye neden olan ilaçların kutularını yanımıza almalı veya kutuları yok ise hastanın daha sonra bilinci kapanma ihtimaline karşı zehirlenmeyi tespit ettiğimiz anda hastadan aldığı ilaçların isimlerini öğrenmeliyiz. Gerek ilaç bilgileri, gerek hastaneye gitme sürecinde hastada görülen solunum, kalp ve nabız atım bilgileri ve bilgi sahibi isek hastanın kronik hastalıkları hakkında hekime bilgi verilmesi, acil müdahalenin hızlanmasına katkı sağlayacaktır.

Hastanenin ilk yardım bölümünde gerekli müdahaleler yapılarak doğru ve hızlı tedavi süreci başlatılacaktır.

İlaç Türlerine Göre Zehirlenme Vakalarının Oranı
Antienflamatuar İlaçlar % 25.9
Merkezi Sinir Sistemi İlaçları % 15.9
Kemoterapötik İlaçlar % 8.6
Kalp damar Sistemi İlaçları % 6.6
Sindirim Sistemi İlaçları % 6.2
Otakoid Antagonistleri-Antihistaminikler % 4.8
Vitaminler % 3.8
Kas Gevşeticiler % 3.1
Antigribal İlaçlar % 2.8
Oral Antidiyabetikler 1.4
Antitiroid İlaçlar % 1.4
Diğer İlaçlar % 4.1
Birden Fazla Çeşit İlaç Kullanımı % 15.4


Unutulmamalıdır ki ilaç zehirlenmeleri ölüme varan sonuçlar doğurabilmektedir. Mutlaka uzmanlardan yardım alınmalıdır.

114 ZEHİRLENME HATTI
İlaç veya diğer nedenlerden kaynaklanan bir zehirlenme durumu ile karşılaştığınızda Sağlık Bakanlığı'nın 114 Zehir Danışma Merkezi'ni 7 gün 24 saat boyunca arayabilir ve uzmanlardan yardım alabilirsiniz.
7/24


Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü, Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi'nde yapılan değişikliklerle ilgili duyuru yayımladı.

Sosyal Sigortalar Kurumu, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü yayımladığı açıklama ile bedeli ödenecek ilaçlar listesinde yapılan değişiklikleri duyurdu.


Yapılan duyuruda;
'5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereği oluşturulan “Ödeme Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönerge”nin 7 nci maddesine göre “Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi” nde yapılan düzenlemeler ile iskonto düzenlemeleri ekte yer almaktadır.

Bu düzenlemeler 12.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Tüm ilgililere önemle duyurulur.' denildi.


Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi'ne İlave Edilenler
1) 8699566093001 - Bilokan Supra 30 Tablet
2) 8699844750565 - Mazenil 1 mg 5 Ampül
3) 8697786090305 - Memoboost 10 mg 28 Tablet
4) 8699525095404 - Pinolza 5 mg 28 Tablet
5) 8699525097019 - Seftech 200 mg 20 Tablet
6) 8699517070358 - Velorin OD 30 mg Ağızda Dağılan 28 Tablet

Düzenlenen İlaçlar
1) 8699525754578 - Anexate 1 mg 5 Ampül
2) 8699514097990 - Tebokan Special 80 mg 30 Tablet

İskonto Oranı Düzenlenen İlaçlar
1) 8699636150122 - Crixivan 400 mg 180 Kapsül
2) 8699505763378 - Mabthera 500 mg 1 Flakon
3) 8699546326716 - Mirena Spiral (Rahim İçi Sistem)
4) 8699532268747 - Somavert 10 mg 30 Flakon
5) 8699532268754 - Somavert 15 mg 30 Flakon
6) 8699532268761 - Somavert 20 mg 30 Flakon
7) 8699504010121 - Tegretol 200 mg 160 Tablet

Aktiflenen İlaçlar
1) 8699789380018 - Wilkinson Pomad %12.5 100 g


Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde yapılan bu değişikliklerle ilgili ayrıntılı bilgileri bu excel belgede bulabilirsiniz.

En uygun sünnet yaşı nedir? Çocuklar için en ideal sünnet zamanı ne olmalıdır?

Uzmanlar sünnetin kanserden koruyan özelliğine vurgu yapıyor. Ve ekliyor: 'En uygun yaş 0-2 yaş arası. Ya da 7'den sonra yapılmalı.'

Sünnet işlemi çocuklarda mutlaka 0-2 yaş arasında ya da 7 yaşından sonra yapılmalıdır. Çocuk yeni doğduğunda; penis damarları ve sinir ağı tam olarak gelişmediğinden, lokal anestezi ile sünnet işlemi rahatlıkla uygulanabilmektedir. Bu dönem sünnet işlemi için tercih edilebilir.

İlerleyen yaşlardaki sünnet için mutlaka anestezi yapılmalıdır. Bu çocuğun psikolojisi için önemlidir.

Meksika Tarım Bakanı yeni bir kuş gribi salgınından endişe duyduklarını belirterek kırmızı alarm verdiklerini açıkladı.

Meksika Tarım Bakanı birkaç yıl önce tüm dünyayı etkisi altına alan kuş gribi vakaları için yeniden kırmızı alarm verdiklerini açıkladı. Bakan 'Ulusal hayvan sağlığı için, A tipi ve bir alt tipi olan H7N3 kuş gribi için kırmızı alarm verdik' dedi.

Kuş gribine yönelik yapılan bu açıklama hastalıklı olan ya da hastalıklı olduğundan şüphe duyulan hayvanların karantinaya alınması gerektiği anlamına ve virüsü kapmamış olan tüm hayvanların aşılacağı anlamını taşıyor.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)'da epidemik bir salgının patlak vermek üzere olduğunu doğruladı.

Sağlık Bakanlığı önümüzdeki günlerde ücretsiz olarak adım sayar olarak ta bilinen adım ölçer datıtacak. Peki bu adım sayar veya adım ölçer nasıl çalışır?

Obezite ile mücadele programı başlatan Sağlık Bakanlığı, önümüzdeki günlerde aile hekimleri aracılığıyla ücretsiz adım ölçer dağıtacak.

Günde 10.000 adım atmanın insan sağlığı ve obezite ile mücadeledeki önemini vurgulayan Bakan Akdağ, halkı spora ve yürümeye teşvik etmek amacıyla bu uygulamayı hayata sokacaklarını belirtti.

2 milyon adet adım ölçer cihazının alımıyla ilgili alınan kararın resmi gazetede yayınlandığını hatırlatan Bakan Akdağ, bu cihazlar sosyal güvencesi olsun ya da olmasın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak dedi.

Adım Ölçer Nasıl Çalışır, Nasıl Kullanılır?
Adım ölçerin çalıştırılması için cihazın kalça kemiği hizasındaki bir bölgeye sabitlenmesi ve cihazın açılması yeterlidir.

Adım ölçerin çalışması için cihazı kemerinize takabilir ya da bel çantanıza koyabilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra adım ölçer paketinizden çıkan klips ile cihazı kıyafetinize takabilirsiniz.

Adım ölçerin doğru çalışıp çalışmadığının kontrolü için cihazı açtıktan sonra 10-20 adım arası yürümeniz ve cihazdaki göstergenin doğru olup olmadığını kontrol etmeniz önerilir.

İstanbul'dan sonra sıra Sakarya'da. Daha önce kapılarına valilik tarafında kilit vurulan işletmeler tekrar faaliyete başladı.

İstanbul'da başlayan ve kısa sürede tüm Türkiye'yi telaşa iten damacana su skandalı şimdi de Sakarya'da. Geçtiğimiz günlerde Sakarya'da valiliğe bağlı Halk Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan kontrolerde 6 firma hijyen dışı üretim yaptığı için, faaliyet dışı bırakılmıştı. 3 Ağustos'ta kapılarına kilit vurulan firmalar ertesi gün valilikten tekrar inceleme istediler. Valilik yaptığı ikinci incelemelerde hijyen dışı bir faaliyet görmediği için üretime izin verdi.

Valilik şu açıklamayı yaptı:

Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı ifade edilen su işletmeleri, 3 Ağustos Cuma günü akşam saatlerinde, Halk Sağlığı Müdürlüğü yetkilileri tarafından üretim yerlerinde ziyaret edilmek suretiyle konu ve süreç hakkında (kontrol analiz sonuçları olumlu çıkana kadar geçici olarak damacana su üretiminin yapılmaması gerektiği yönünde) bilgilendirilmiş ve uyarılmışlardır.

Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından 4 Ağustos Cumartesi günü Buzdağı ve Kardelen adlı su işletmelerinden kontrol numunesi alınarak Hıfzıssıhha laboratuvarlarına gönderilmiştir. Bazı işletmelerden (EDK Lara, Hazar Vox Nida, Hünkar) kendi talepleri doğrultusunda 6 Ağustos Pazartesi günü kontrol örneği alınmıştır. Bir adet işletmemiz ise (Revan) henüz kontrol numunesi gönderme talebimize olumlu cevap vermemiştir. Halen kontrol analiz sonuçları beklenmektedir. Kontrol analiz sonuçları uygun çıkacak olan su işletmeleri damacana su üretimine devam edebileceklerdir.

Ülkemiz genelinde yürütülmekte olan bu çalışmada sadece 19 litrelik damacana sular değerlendirilmeye alınmış olup, tek kullanımlık pet formlarla ilgili herhangi bir çalışma yapılamamıştır.

Ramazan ayının bu yıl da yaz mevsimine gelmesi nedeniyle, Ramazan'da beslenmeye daha dikkat etmeliyiz.

Ramazan ayı bu yıl da yaz mevsiminin ortasına denk geliyor. 16 saati bulacak oruç sonrası yapılacak beslenme şekli ise sağlığımızla doğrudan alakalı.

Uzmanlar beslenmenin sadece karın doyurmak olmadığını, protein, yağ, karbonhidrat, mineral, vitamin ve su ihtiyacının karşılanması ile yeterli ve dengeli bir beslenem sağlanacağını açıkladı.

Beslenem ve Diyet Uzmanı Lale Özbek, 16 saatlik orucun ardından yemek yiyerek geçirilebilecek 8 saatte beslenme sadece 2 öğün değil minimum 3-4 öğün olacak şekilde uygulanmalıdır dedi. Bu şekilde beslenmeyen sağlıklı insanlarda bile mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, reflü, sindirim bozukluğu, kabızlık ya da ani tansiyon yükselmesi gibi istenmeyen durumlar yaşandığını belirten Özbek, oruç tutacakları uyardı.

a)İftar ve sahur dışında iftardan sonra en az bir öğün daha ilave ederek öğün sayısını arttırın.
b) Kepekli ekmek, kuru baklagiller, süt ve süt ürünleri gibi posa içeriği fazla ürünler daah fazla tüketilmelidir.
c) Ramazan boyunca iftar ile sahur arasında 2 ila 2,5 litre su için.
d) Yemeklerle birlikte çay içmeyin, çayınızı yemekten bir saat sonra alın.
e) Yağlı yemeklerden mümkün olduğunca az tüketin. Et yemeklerinde kırmızı et yerine beyaz eti tercih edin.
f) Sütlaç, güllaç gibi az şekerle yapılmış tatlıları tüketin. Şerbetli ve hamur işi tatlılardan uzak durun.
g) Sindirim metobolizmanızı hızlandırmak için iftardan 1-1,5 saat kadar sonra kısa süreli ama tempolu yürüyüşler yapın.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tüketici sağlığına zararlı ürünleri açıkladı.

Gümrük ve Ticaret Balanlığı halk sağlığını tehdit eden ürünlerin tespit edilmesi amacıyla akredite laboratuvarlarda yapılan testlerden elde edilen sonuçları basına açıkladı.

Özellikle içerdiği kimyasal madde nedeniyle halk sağlığını tehdit eden bu ürünler arasında ayakkabı, okul çantası ve kalem gibi ürünler bulunuyor.


İşte O Ürünler
Ürün - Firma
1- Alper keçeli kalem Alper Kırtasiye - Bekir Alper
2- Canbo Kids spor ayakkabısı Cauillo çocuk ayakkabısı - Akınal Ayakkabıcılık
3- Erkek çocuk ayakkabısı - Murat Kundura
4- F90 ve Bakugan baskılı okul çantası - Gani Tekstil ve Saraciye
5- Figürlü tükenmez kalem - NT Kitap Kırtasiye Büro Malzemeleri
6- Filet model ayakkabı - Gezer Ayakkabı
7- Finding Nemo ışıklı tükenmez kalem - Adel Kalemcilik
8- Flash Dash kalem çantası, Winx Club Silver Tattoo kalem çantası, Winx Club Straberry Fruitbeslenme çantası - Yaygan Saraciye Kırtasiye ve Oyuncak
9- Glubox Sulu boya ve Erich Krause Drive silgi - Smart Ofis Kırtasiye
10- Hilal sırt çantası - Hilal çanta promosyon ve tekstil
11- Kalem çantaları ve beslenme çantaları - Hakan Çanta
12- Kalem kutusu, beslenme çantası, silgi,kurşun kalem - Dönmezler Lisans Kırtasiye oyuncak
13- Leather Collection erkek kemeri - Karagözoğlu Saraciye
14- Lucky Prince pastel boyanın beyazplastik altlığı - Şarkgülü Kırtasiye
15- Mikro soft 2B Renkli Sarı ve 2B 20 Beyaz silgi - Şahin Kırtasiye Hırdavat
16- Mini kalem çantası - Caner Saraciye
17- Okul çantası - Gençler çanta
18- Pretty Girl tükenmez kalem - Cem Kırtasiye
19- Racer Sırtçantası Yasmina Çanta - İsmail Kartal
20- Roxy okul çantası - Akkuş Saraciye
21- Space Kids ayakkabı - Uzay Plastik Mehmet Asef dedekurt
22- Tesillo spor ayakkabı - Set Plastik



Çok ciddi boyutlara ulaşabilen sağlık sorunlarına neden olabilecek ya da bir hastalıktan kaynaklı olabilen kabızlık için neler yapılmalı, nelere dikkat etmeliyiz.

Genel bir tanımla, insanların dışkılamada yaşadığı sıkıntı, zorlanma ve başarısızlığın gene adına verilen kabızlık sorunu, her yaşta kişide görülebilen bir sindirim sistemi hastalığıdır. Bu rahatsızlığı her insan hayatının belli dönemlerinde yaşar. Eğer önlemi alınırsa ve beslenmede bazı noktalara dikkat edilirse, kısa sürede sorun çözülebilir. Kronik hal almadığı, sürekli tekrarlanmadığı ve tedavi edilir durumda olduğu sürece kabızlık ciddi bir hastalık değildir. Ancak bazı kişilerde görülen ve tedaviye cevap vermeyen, sıkça yaşanan kabızlık, sindirim sisteminde başka hastalıkların da baş göstermesine neden olabilmektedir.

Kabızlık için beslenme düzenine dikkat çekmede fayda vardır. Öncelikle kişide kabızlığa neden olan faktörlerin başında gelen beslenme döngüsündeki düzensizliğin ana kaynağı bulunmalıdır. Kişinin yediği içtiği, vücuduna aldığı besinlerin içeriği, ne sıklıkla bu besinleri tükettiği, hangi besini aldıktan sonra kabızlık sorunuyla karşı karşıya kaldığı saptanmalıdır. Bazı besinler aşırı derecede tüketildiğinde, muz, kahve, ağır yemekler gibi kabızlığa neden olabilmektedir. Bu tür beslenme sorunu olan kişilerin, yemeklerini hızlı yememeleri, aşırı derecede yemek yememeleri, daha çok lifli gıdalar tercih etmeleri, bol su tüketmeleri, stresten uzak durmaları ve spor yapmaları önerilir.

Ciddi Kabızlık Durumu: Kabızlığa neden olabilecek bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları mevcuttur. Kalın bağırsakta veya midede yer alan bir sindirim, öğütme ve dışkılama refleksindeki bir sorun, kişide kabızlığa neden olabilir. Bu nedenle de kabızlık sorunu yaşayanların bir doktora başvurarak gerekli tetkikleri yaptırması gerekir. Sindirim sistemindeki sorunun teşhis edilerek tedaviye başlanmasıyla kabızlık sorunu ortadan kalkar.

İlaçlar ve Kabızlık: Kişilerin vücutlarına aldıkları bazı ilaçlar da yan etkileri nedeniyle kabızlığa neden olabilir. Özellikle de depresyon, kadın doğum kontrol hapı, bazı ağrı kesiciler ve mide ilaçları, kabızlığa neden olabilir. Hastalığın sebebi bu ilaçların kullanımında yatıyorsa, doktora başvurularak gerektiğinde bu ilaçların alımının kesilmesiyle kabızlık sorunu ortadan kalkabilir

Tuvalet Alışkanlığı ve Kabızlık: Tuvalet alışkanlıklarında problem yaşayan kişilerde de kabızlık sıkça görülür. Normalde bir kişinin en az iki günde bir tuvalete çıkması gerekir. Bazı kişiler, tuvalet ihtiyaçlarını sürekli ertelemekte ve zamanında bu işlemi gerçekleştirmemektedir. Ya da tuvalette uzun süre kalarak, zorlama ve aşırı ıkınmayla dışkılama çabasında bulunanlar da vardır. Her iki durum da kabızlığa neden olmaktadır. Bu nedenle de dışkılamanın ertelenmemesi, dışkılamanın vücut tarafından sinyalinin verildiği an da yapılması önemlidir.

Yaşam Tarzı ve Kabızlık: Düzenli bir şekilde egzersiz yapmak kabızlığa iyi gelir. Çünkü egzersiz kalın bağırsağın daha düzenli ve rahat bir şekilde hareket etmesini sağlar, sindirimi ve hazmı kolaylaştırır. Lifli gıdaların tüketilmesi de son derece önemlidir. Katı yiyecekler yerile sulu ve az yağlı besinlerin tercih edilmesi, dışkının daha yumuşak ve kolay hazmedilir olmasını sağlayacağından dışkılamada sorun yaşanmayacaktır. Özellikle de kayısı, üzüm, zeytinyağı, ıspanak, elma ve lahana gibi besinler kabızlıkta son derece etkili besinlerdir.